GAZEL ÖRNEKLERİ

 

 

Örnek 1

Gazel-i mutavvel

1. Ey pertev-i likan ile bî-nûr u fer çerâğ
    Nisbet yüzüne şems-i felek muhtasar çerâğ

2. Dilden olunca sûre-i nûrı göremedi
    Tâ mushaf-ı cemâlüne kıldı nazar çerâğ

3. Ey mushaf-ı cemâlüne nûr u ziyâ varak
    Vey şâm-ı zülf ü hattuna şems ü kamer çerâğ

4. Barmağını götürdü imâm-ı Mecûsî-ken
    İmâna geldi yüzüni gördü meğer çerâğ

5. Vuslat şebinde pertev-i hüsnünden ey perî
   Gönlüm serâçesinde yanar ol kadar çerâğ

6. Kim benzer ana kim tuta Kadr u Berâtda
    Sahn-ı harîm-i Ka'be yüzin serbeser çerâğ

7. Mihr-i ruhun gönülde ne vech ile gizlese
    Olmaz nihân çü hurşîde ey sîm-ber çerâğ

8. Şeb zulmetinde görmeğe nûr-ı yakîn yüzin
    Şem'-i cemâlüni bilür ehl-i nazar çerâğ

9. Gördüm yüzini kâmetün üstünde ey sanem
    Sandum ki şâh-ı sidrede tutdı makar çerâğ

10. Cilven görüp dirilse aceb midür ehl-i dil
       Pervane cem' olur olıcak cilveger çerâğ

11. Cân virse subh-ı vasla irüp şem'-i dil nola
      Subh iricek cihandan ider çün güzer çerâğ

12. İrmez cemâl-i suret ile sana ey perî
      Ger bula hüsn-i hûr ile şekl-i beşer çerâğ

13. Da'vâ-yı hüsnde ne kadar dili cerb ise
      Senünle lâf-ı hüsn idemez ey puser çerâğ

14. Kandîl karşuna boğazından asıldugın
      Gördi hasedden odlara yakdı ciğer çerâğ

15. Alnundan aldı dinse yanagun hatâ mı nûr
      Zira kamer hemîşe güneşden yakar çerâğ

16. Zâhidcemâl-i tal'atunı görmek istemez
      Çün bî-basardur isteye mi bî-basar çerâğ

17. Başında uğrı bigi müdâm od yanar şehâ
       Nûr u ziyâ yüzünden uğurlar meğer çerâğ

18. İçi yağın eritdi düşüp nâr-ı şevkuna
      Olsa hevân ile ne aceb nâm-ver çerâğ

19. Yaksan Nizamîyi ne aceb cevrün odma
      Pervanesini oda yakar çünki her çerâğ

Nizâmi

----------------------------------------------------------------------------------------------------


Örnek 2

Matla' Gitdün amma ki kodun hasret ile canı bile
İstemem sensiz olan sohbet-i yârânı bile

Hüsn-i matla Devr-i meclis bana girdâb-ı belâdur sensüz
Mey-i zehrâb-ı sitem sâgar-ı gerdanı bile

Bağa sensüz bakamam çeşmüme âteş görinür
Gül-i handanı degül serv-i hırâmânı bile

Hüsn-i makta' Sîneden derd ile bir âh ideyin kim dönsün
Aksine çarh-ı felek mihr-i dırahşânı bile

Makta' ve Talıallüs Hâr-ı firkatle Neşâtî-i hazînün vâ-hayf
Dâmen-i ülfeti çâk oldı girîbânı bile

Neşâtî

---------------------------------------------------------------------------------------------------

Örnek 3

Ağyâre nigâh etmediğin nâz sanırdım
Çok lutf imiş ol âşıka ben az sanırdım

Gamzen dili rüsvâ-yı cihân eyledi
Billâh ben ol âfeti hem-râz sanırdım

Seyr eylemesem âyînede aks-i cemâlin
Hüsn ile seni meh gibi mümtâz sanırdım

Ma'mûr idügin bilmez idim böyle harâbât
Mestâneleri hâne-ber-endâz sanırdım

Sihr etdiğini senden işitdim yine Nef'î
Yoksa sözünü hep senin i'câz sanırdım



AÇIKLAMA

Yabancıya bakmadığından ben nazlı sanırdım
Ama çok alakalıymış aşığa ben az sanırdım

Gülümsenle cihana beni rezil eyledin
Oysa ben seni en yakın arkadaşım sanırdım

Yüzünün aynadaki yansımsını görmesem
Güzellikde seni ay gibi seçkin sanırdım

Yapıcı olduğunu bilmezdim böyle harap olmuş
Sarhoşları seni ev yıkıcı sanırdım

Sihir yaptığı yeni senden işittim
Nef'i yoksa sözünü hep icaz sanardım

------------------------------------------------------------------------------------------------

Örnek 4

Ne tende cân ile sensiz ümîd-i sıhhât olur
Ne cân bedende gâm-ı firkatûnle rahat olur
( Vücudumda sensiz ne can ve sağlık umudu olur. Ne de can bedenimde ayrılığın gamıyla rahat yüzü görür.)


Ne çâre var ki firâkunla eglenem bir dem
Ne tâli’üm meded eyler visâle fırsat olur
( Ne senin ayrılığın yüzünden bir an oturup kalmanın çaresi var ne de talihim yardım eder de sana kavuşma fırsatı bulabilirim.)


Ne şeb ki kûyuna yüz sürmesem o şeb ölürüm
Ne gün ki kâmetüni görmesem kıyâmet olur
(Hangi gece bulunduğun yerlere yüzümü sürmesem o gece ölürüm. Hangi günde selvi boyunu görmesem benim için kıyamet olur.)


Dil ise gitdi kesülmez hevâ-yı aşkundan
Nasîhat eyledüğümce beter melâmet olur
(Gönül ise elden giden aşkının arzusundan bir türlü vazgeçmiyor, ben nasihat ettikçe o daha beter rezil oluyor.)


Belâ budur ki alışdı belâlarunla gönül
Gamun da gelse bâ’is-i meserret olur
( Asıl belâ şu ki gönül belâlarınla alıştı.Şimdi gönüle gamın da gelse sevinç sebebi oluyor.)


Nedür bu tâli’ ile derdi Nef’î-i zârun
Ne şûhı sevse mülâyim dedükçe âfet olur
( Bu talihsiz ve zavallı Nef’î’nin çektiği dertler nedir? Hangi güzeli sevse ona yumuşak huylu ve uysal dedikçe bir afet kesiliyor.)

-----------------------------------------------------------------------------------------------

Örnek 5

Benî candan usandırdı cefâdan yâr usanmaz mı
Felekler yandı âhımdan murâdım şem’i yanmaz mı

Kamû bîmârınâ cânan devâ-yî derd eder ihsan
Niçin kılmaz banâ derman benî bîmâr sanmaz mı

Gamım pinhan dutardım ben dedîler yâre kıl rûşen
Desem ol bî vefâ bilmen inânır mı inanmaz mı

Şeb-î hicran yanar cânım töker kan çeşm-i giryânım
Uyârır halkı efgaanım karâ bahtım uyanmaz mı

Gül’î ruhsârına karşû gözümden kanlu âkar sû
Habîbım fasl-ı güldür bû akar sûlar bulanmaz mı

Değildim ben sanâ mâil sen etdin aklımı zâil
Bana ta’n eyleyen gaafil senî görgeç utanmaz mı

Fuzûlî rind-i şeydâdır hemîşe halka rüsvâdır
Sorun kim bû ne sevdâdır bu sevdâdan usanmaz mı

--------------------------------------------------------------------------------------------------

Örnek 6

Acep ölmem bir de görem o gözel gözlerinin karesini
Ta bulayım dermanı yok derdimin çaresini 


Yine rahmet göz yaşınla kapat onun yaresini 
Kabe'yi öpmüş olurum öpsem kaşının arasını


Gör nece(1) zülfün gibi cana perişan olmuşam
Firqat-ı rûyunla zâr ü giryan olmuşam


Uydum şu ağyarın fi'line el götürdüm yardan
Hazret-i Adem gibi şimdi pişman olmuşam


Eyler iken dil yaralılar derdine derman
Özüm şimdi derdim için muhtac-ı derman olmuşam


Şu vadi-i âlemde garibim vatanım yoq
Düşmüşüm dîde-i dünya reftânna(2) elimden tutanımyok


Herkesin bir eğlencesi vardır amma ki benim yok
Gurbette yansam da yaqılsam da yazıq diyenim yok

Şu gurbette eğer tutsa ecel dâmenim(3) eyvah
Kabrimi kim kazar suyumu kim taşır gözlerim kim kapar


Tabutum bir câh-i muallâya(4) koysunlar 
Belki ruhumu annem babama isal eder Allah '


Yine ol mâh menim aldı kararım bu gece 
Çıkacaktır feleğe nâle ü zarım bu gece

 
Şem'-veş(5) mahrem-i bezm eyledi ol mâh meni
Yanacaktır yine hicr(6) oduna varım bu gece


1. nice, nasıl 2. gidişine, hareketine 3. eteğim(i) 4. yüksek bir mevkie veya makama 5. mum gibi 6. ayrılık

----------------------------------------------------------------------------------------

Örnek 7

Dostum alem seninçün ger olur düşmen bana
Gam degil zira yetersin dost ancak sen bana

Aşka saldım ben beni pend almayıp bir dosttan
Hiç düşmen eylemez anı kim ettim ben bana

Can ü ten oldukça benden derd ü gam eksik degil
Çıksa can hak olsa ten ne can gerek ne ten bana

Gamze tigin çekti ol mah olma gaafil ey gönül
Kim mukarrerdir bu gün ölmek sana şiven bana

Ey Fuzuli çıksa can çıkmam tarik-i aşktan
Reh-güzer-i ehl-i aşk üzre kılın medfen bana

Fuzuli

---------------------------------------------------------------------------------------

Hüseyin Erdi YILMAZ

Yorum Yaz